TFF'nin aldığı kararı anlayabilmiş değilim.Nasıl olurda Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden men etme hakkını,yetkisini bulur.Üstelik UEFA'nın bu bildirgeyi yayınlaması üzerine kararı aldığını vurgulaması..
Konu Başlıkları:
-"TFF Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne Göndermeme Kararı Aldı"
-"Fenerbahçe'den UEFA'ya ve TFF'ye Yaylım Ateşi"
-"Kocaman Bıraktı!"
-"Rıdvan Dilmen'de Bırakıyor!"
İşte o kararlar , bildirgeler ve gelişen olaylar;
TFF Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne Göndermeme Kararı Aldı!
'Şike ve Teşvik Operasyonu'nda son sözü söyleyebilmek için “Yargının kararını bekleyeceğiz” diyen Futbol Federasyonu kura çekimine 24 saat kala Türkiye'yi şok eden bir açıklama yaptı: “Fenerbahçe'yi bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan men ediyoruz...”
3 Temmuz 2011 sabahı Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım başta olmak üzere yaklaşık 50 kişinin gözaltına alınmasıyla başlatılan ‘Şike ve Teşvik Operasyonu’nda dün ‘Deprem Etkisi’ yaratan bir karara varıldı. 11 Temmuz 2011’de “Ligler planlandığı gibi 5 Ağustos’ta başlayacak” açıklamasını yapan, 25 Temmuz’da “Süper Lig 9 Eylül, Bank Asya Birinci Lig ise 10 Eylül’e ertelenmiştir” diyen Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, 15 Ağustos’taki basın toplantısında ise herkesi şaşkına çeviren şu ifadeleri kullanmıştı: “Etik Kurulu’nun raporu elimize ulaştı. İncelemeler yapıldı. Ancak kesin hüküm vermek için savcılık iddianamesinin oluşmasını bekleme kararı aldık. Eldeki verilerle somut bir karar almamız mümkün değil. Bu süreçte kendilerini şüpheli görenler varsa Avrupa kupalarına katılmayabilirler. Bunun kararını verecek olan kulüplerdir...”
Cornu’dan tehdit gibi tavsiye
22 Ağustos pazartesi günü ise UEFA Disiplin Başmüfettişi Pierre Cornu, sürpriz bir şekilde İstanbul’a geldi. Önce Aydınlar sonra ise özel yetkili savcı Mehmet Berk ile görüşen Cornu’nun, dava hakkında Berk’ten geniş çaplı bilgi aldığı ve ardından Aydınlar’a uyarılarda bulunduğu iddia edildi: “Yargıyı bekliyor olmanızı anlayışla karşılayabiliriz. Ancak bu sezon adı geçen kulüpler Avrupa organizasyonlarına katılır ve ilerleyen süreçte yargı tarafından cezalı bulunurlarsa, Milli Takımınız da dahil olmak üzere tüm temsilcilerinizin ‘5 yıl Avrupa’dan men’ cezası alması gündeme gelebilir...” Cornu’nun Türkiye’den ayrılmasıyla birlikte ‘acil’ olarak toplanan Federasyon, 23 Ağustos saat 16.00’da Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir ve Asbaşkan Ali Koç’a elden bir tavsiye mektubu verdi. Bu mektupta özetle şunlar yazılıydı: “Önerimiz bu sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmamanız. Çünkü katılır ve bu süreçte yargı tarafından cezaya çarptırılırsanız, çok daha ağır bir yaptırımla karşı karşıya kalacağınız ortadadır. Bu konu hakkında bize 24 Ağustos (bugün) saat 12.00’ye kadar cevap veriniz...”
Federasyon, Fener’i korumuş!
20 saatlik süreçte çalışmalar yapan Fenerbahçe Yönetimi, “Bize tanınan bu çok kısa süre içinde herhangi bir karar vermemiz mümkün değildir” diyerek Federasyon’a yazılı bir yanıt verdi. Bu yanıtı alan Başkan Mehmet Ali Aydınlar ve kurmayları ise saat 18.53’te Fenerbahçe’yi şok eden kararı açıkladı: “UEFA, şike soruşturması çerçevesinde, Fenerbahçe’nin bu sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan çekilme kararı vermesi gerektiğini, kulüp bu yola gitmeyecek olursa, Federasyon’un Fenerbahçe’yi 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan men etmesi gerektiğini, bu 2 yoldan herhangi birisi benimsenmeyecek olursa, UEFA’nın kendi disiplin soruşturmasını başlatabileceğini ve ülkemiz aleyhine disiplin yaptırımları uygulama yoluna gideceğini bildirmiştir. Bu yazı üzerine durum derhal Fenerbahçe’ye bildirilmiştir. Fenerbahçe, kısa süre içinde böylesine önemli bir konuda herhangi bir karar almasının fiilen mümkün olamayacağını bildirmiştir. Bu gelişme karşısında, TFF, gerek Fenerbahçe’nin maruz kalabileceği ağır disiplin yaptırımları, gerekse ülkemizin maruz kalabileceği disiplin yaptırımları göz önünde bulundurularak, Fenerbahçe’nin bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan men edilmesine karar verilmiştir...”
UEFA ve TFF'ye Yaylım Ateşi!
Fenerbahçe Yönetim Kurulu, “Türk futbolunu ateşe attılar” başlığı altında Futbol Federasyonu ve UEFA'ya sert sözlerle yüklendi, çok ağır suçlamalarda bulundu.ÖNCE - Kararın Alınmasından Sonra Yapılan İlk Açıklama
Futbol Federasyonu’nun dün akşam aldığı karar, spor kamuoyunda şok etkisi yaratırken, konudan sabah saatlerinde haberdar olunca, saatler süren bir toplantı yapan Fenerbahçe Yönetim Kurulu, federasyon ve UEFA’ya yaylım ateşi açtı. “Türk futbolunu ateşe attılar” başlığı altında yayınlanan bildiride, “Hukuk tanımaz yaklaşımların sorumluluğu bu kararları alan ve aldırtanların amuzlarındadır” denilerek, şu görüşler dile getirildi: Federasyondaki kulüp başkanları toplantısı sonrasında, TFF yetkilileri tarafından saat 16:00 sularında, toplantıya katılım sağlayan yöneticilerimize bir yazı iletilmiştir. UEFA’dan TFF’ye gönderildiği belirtilen, sayı numarası içermeyip konu kısmında “UEFA Bildirimi Hakkında” ibaresi bulunan yazıda, şike soruşturması çerçevesinde 24 Ağusto saat 12:00’ye kadar, kulübümüzün Şampiyonlar Ligi’ne katılımdan vazgeçtiğini beyan etmesi talep edilmiştir. Aynı yazıda, kulübümüzün bu yönde bir irade beyanı olmaması halinde, federasyonun devreye girip kulübümüzü Şampiyonlar Ligi’ne katılımdan men etmesi, bunun federasyon tarafından yapılmaması halinde ise UEFA olarak kendilerinin devreye girip TFF ile ilgili yaptırım uygulayacağı hususları belirtilmiştir. Söz konusu yazının tarafımıza tebliğ tarihi ve saatinin 23 Ağustos saat 16:00 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, böyle önemli bir mevzuda, hemen ertesi gün saat 12:00’ye kadar tanınan şekilde kısa bir süre zarfında, ilgili kurullarımızda konunun karara bağlanması fiilen mümkün olmadığından, şu aşamada herhangi bir yanıt verilebilmesinin söz konusu olamayacağı hususu bir yazı ile TFF’ye bildirilmiştir. Bu akşamüzeri ise, TFF’nin internet sitesinden yapılan basın açıklaması ile Kulübümüzün Şampiyonlar Ligi’ne katılamayacağı hususu yönündeki TFF Yönetim Kurulu kararı bildirilmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak şike ile mücadele konusunda UEFA’nın yasal imkânlarının ve sınırlarının bilincindeyiz. Ne var ki, UEFA’nın sözünü ettiğimiz talebinde hukuki bakımdan muğlâk olan bir takım hususlar bulunmaktadır ve bu hususlara tüm ilgililerin dikkatini çekmek Türk futbol ailesinin önemli bir ferdi olan kulübümüzün vazifesidir. İlk etapta aklımıza takılan bazı sorulara değinmek ve bazı durumları izah etmek gerekirse:
- UEFA’nın elinde eğer yeterli derecede kanıt ve belge varsa, neden kendisi kulübümüz ile ilgili kararı bizzat almamaktadır da bunu ya bizden (tüm yasal haklarımızdan ileriye dönük olarak feragat anlamına gelebilecek) yazılı bir beyanla, yahut da TFF’den almasını istediği bir kararla talep etmektedir?
- Acaba UEFA, şu an soruşturma safhasında olan ancak ileride bir kısım yöneticilerimizin yargılanması muhtemel davadan beraat kararı çıkması ve kulübümüz bakımından şikenin söz konusu olmadığının mahkemelerce kesin olarak tespiti ihtimalini değerlendirdiği için mi Şampiyonlar Ligi’ne katılım konusunda sorumluluğu üzerinden atabileceği böyle bir formül ile TFF’ye başvurmuştur?
- UEFA, ileride kendisine karşı açılması muhtemel, bedeli çok yüksek olacak maddi ve manevi tazminat taleplerinden kaçınmak adına mı olası men kararını TFF’nin vermesini ve böylece hukuki ve mali sorumluluğu onun üstlenmesini sağlamaya çalışmaktadır? Böyle bir yaklaşım ne derece hukuki sayılabilir?
- UEFA, Avrupa’da önünü alamadığı şike ve bahis skandalları ile alakalı mücadele yönündeki noksanlığını, Türk futbolunun kulüpler bazında Avrupa’daki en üst düzey temsilcisi olan Fenerbahçe’yi bir araç olarak kullanarak mı giderme düşüncesi içerisine girmiştir? Acaba bir Türk takımına ceza vermek suretiyle dünya spor kamuoyuna “Ben şike ile en ciddi şekilde mücadele ediyorum” mesajı mı verilmek istenmektedir? Diğer bir deyişle Fenerbahçe ve bir anlamda da Türk futbolu, UEFA’nın şike ve bahis ile mücadelesindeki başarısızlığını örtmesi için günah keçisi mi kılınmıştır?
- 22 Ağustos tarihinde ülkemizde temaslarda bulunan UEFA Disiplin Başmüfettişi, soruşturma savcısı ile gerçekleştirdiği 1,5 saatlik görüşme neticesinde, Sayın TFF yetkililerinin ve Etik Kurulu’nun hepsi deneyimli birer hukukçu olan üyelerinin haftalar süren yoğun mesailerine karşılık tespit edemedikleri hangi hususları tespit etmiştir ki, UEFA böyle radikal bir çıkış yapabilmiştir?
Bu soruları çoğaltmak mümkündür, ancak hatırlanacağı üzere, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun 15 Ağustos’taki toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısı ile bizzat Başkan Mehmet Ali Aydınlar tarafından açıklanan kararında “Bu aşamada, karar verilmesi için gerekli delillerin tamamına erişilmeden ve savunma hakkının hukuka uygun bir biçimde kullanımına imkan tanınmadan, vicdani kanaate varılmasının mümkün olmadığı görülmüştür. Bu aşamada bir hüküm verilmesinin doğru, adil ve hakkaniyete uygun olmayacağı kamuoyu takdirlerine sunulur” şeklinde bir irade beyanında bulunmuştur.
Federasyonun, akla ve hakka dayanan bu kararına rağmen, UEFA tarafından yapılan söz konusu girişim nedeniyle geri adım atmış olması kabul edilemez. TFF tarafından atılmış bu adım apaçık bir hukuk ihlalidir ve TFF’nin bizzat kendi kararını hiçe sayması anlamına gelmektedir. Son olarak dikkatinizi, evrensel bir yargı doktrini olan “Masumiyet Karinesi”ne çekmek isteriz. Anayasa’mıza göre “suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” (Ay.m.38/4). Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre de “bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır” (ŒHAS.m.6/2). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre, suç işlediği şüphesiyle hakkında polis soruşturması başlatılmış veya gözaltına alınmış kimse de bu karineden yararlanacaktır. Dolayısıyla, Masumiyet Karinesi, hüküm giymemiş kimsenin suçlu sayılamayacağı veya suçlu olarak lanse edilemeyeceği anlamına gelmekte olup şu an tutuklu bulunan yöneticilerimiz açısından bu durum gözetilmesi ve riayet edilmesi gereken bir yasal zorunluluktur. Netice itibarıyla, TFF bu kararıyla, UEFA’nın hukuksuz yaklaşımına boyun eğmiş, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu ve kendi yasal süreçlerini kendisinin yürütmeye muktedir konumda bulunduğunu söylemekten aciz kalmıştır. Hukuka dayanmayan bu adıma karşı gerek UEFA’ya gerekse TFF’ye karşı her türlü yasal haklarımızı kullanma yönündeki kanaatimizi Türk spor kamuoyu ile işbu vesileyle paylaşmayı bir borç biliriz.
SONRA - Rakiplere veryansın: Jurnalcilik yapanlar
“Yurtdışına çıkış yasağı varken takımının maçına gidemeyen başkanların, kendilerinden istenen belgeleri dahi teslim edemeyen ancak her fırsatta yurtdışına jurnalcilik yapan kulüplerin kafa karıştırma demeçlerini dinleme zamanı değil”
Fenerbahçe Yönetim, ilk bildirinin ardından bir ikinci bildiri daha yayınladı. Bildiride isim verilmeden Trabzonspor ve Galatasaray’ın hedef alınması dikkat çekti. İşte yönetimin açıklaması: 3 Temmuz sabahından bu yana futbolumuz son derece önemli bir süreçten geçmektedir. Kulübümüzün de aralarında yer aldığı birçok kulübün yönetici, idareci ve sporcuları sorgulanmakta ve ifadeleri alınmaktadır. Yürütülmekte olan şike ve teşvik primi soruşturmasında hukuk tarafında süreç ağır da olsa yürümektedir. Diğer tarafta ise konunun sportif boyutunu yürütmesi gereken Türkiye Futbol Federasyonu yer almaktadır. Federasyonun alacağı kararlar ve yapacağı uygulamalar milyonlarca taraftarı ve milyar dolarlık bir sektörü ve Türk futbolunun uluslararası alanda marka değerini etkileyecektir. Sürecin başından bu yana pek çok belirsizlik ve saat başı yeni gelişmelerin yaşandığı bir ortamda söylem ve eylem olarak kamuoyuna çelişkili açıklamalar yapan ve katılımcı zihniyetten uzak kararlar alan yönetim anlayışı çerçevesinde bu noktaya gelinmiştir. Yaptığı her açıklamada, bir önceki ile çelişen ve tutarlılık sergileyemeyen TFF yönetimi, ülkemizi temsil etme noktasında da vahim hatalar yapmaktadır. Sürecin en başında TFF’nin alacağı kararı bekleyeceği ve saygı duyacağını belirten UEFA, bugün ülkemize bir müfettiş göndererek, savcı ile görüşerek, haksız ve hukuksuz taleplerde bulunma hakkını kendisinde görebilmektedir. Henüz daha iddianamesi dahi yazılmamış, TFF Etik Kurulu’nun 26 günlük inceleme sonucunda net kanaate ulaşamadığını belirttiği bir ortamda ülkemize gelen UEFA müfettişi, TFF yetkilileri ve savcı ile bir saatlik görüşmesinin ardından şike olduğu kanaatine varmış ve takımımızın Şampiyonlar Ligi’ne katılmamasının daha uygun olacağı şeklinde görüş belirtmiştir.
Şu net olarak görülmelidir ki; UEFA’nın, iddianamesi dahi yazılmamış bir dava ile ilgili sadece bir savcı ile görüşerek ve sadece basında yer alan haberlere bakarak karar verdiği bugüne dek görülmemiştir. Ne böyle bir hakkı ne de bu şekilde bir mevzuatı vardır. Ancak yasal olarak bu şekilde bir hakkı olmayan UEFA, TFF’ye bir mektup göndererek “kulüp kendisi çekilsin” şeklinde hukuksuz bir kararı dayatmaya çalışmaktadır. UEFA ve TFF de bilmektedir ki; Takımımızın Şampiyonlar Ligi’ne katılmasını engelleyecek net hiçbir karar bulunmamaktadır. Ancak UEFA, bu şekilde futbolumuzu mahkum etmeye çalışmaktadır. Burada yapılmak istenen Türk futbolunu katletmek ve Türk takımlarını Şampiyonlar Ligi’nden uzak tutmaktır. UEFA başka ülke federasyonlarına yapamadığını Türkiye’ye yapmaya tenezzül etmiş ve bunu yapmaya da muvaffak olmuştur. Bu noktada, ülkesinin takımlarının arkasında durması ve hatta bu şekilde bir incelemeye dahi gerek bırakmaması gereken Türk futbolunu idare edenler, maalesef kulübümüze bir yazı göndererek Şampiyonlar Ligi’ne katılıp katılmama konusunda kararımızı sorma yoluna gitmişlerdir. Bunun da ötesinde federasyon, kulübümüzün Şampiyonlar Ligi’ne katılmaması konusunda aldığı kararı kulübümüze kendini savunma hakkı bırakmayacak bir şekil ve tarihte açıklayarak resmen duyurmuştur.
Fenerbahçe Spor Kulübü, hem kendi haklarını hem de Türk futbolunun haklarını savunmak adına UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılmak durumundadır. Şampiyonlar Ligi’nde de Türkiye’de elde ettiği 18. şampiyonluğunda olduğu gibi yine terinin son damlasına kadar zafer için savaşmalıdır. Sırf Fenerbahçe düşmanlığı yapmak adına Türk futbolunu, adeta delik deşik edenlerin futbolumuza ve kulüplerimize ceza vermek adına adeta fırsat kollayan kurumların önüne atmaya çalışanlar, tarih önünde bu yaptıklarının hesabını mutlaka vereceklerdir.
Futbolu gerçekten seven ve sağduyu sahibi her taraftarın takım ve renk gözetmeksizin ülke futbolumuzun bu şekilde daha fazla değer kaybetmesine izin vermemesini bekliyoruz. Gün; yurtdışına çıkış yasağı varken kendi takımının maçına dahi gidemeyen başkanların, kendisini pür-i pak gösterme çabalarını izleme; kendilerinden istenen belgeleri dahi teslim edemeyen ancak her fırsatta yurtdışına jurnalcilik yapan kulüplerin, kafa karıştıran demeçlerini dinleme zamanı değil, başımızı ellerimizin arasına alıp Türk futbolunun geleceğini düşünme günüdür. Gün; hep birlikte Türk futbolunu daha iyi bir noktaya taşıma ve uluslararası alanda haklarımızı koruma adına, adımlar atmak günüdür. Bu düşüncede olmayan ve günü kurtarmaya çalışanlar, yarın batacak futbol gemisinde ilk boğulanlardan olacaklarını unutmamalıdırlar.
Kocaman Bıraktı!
Futbol Federasyonu'nun Şampiyonlar Ligi kura çekimine 24 saat kala aldığı karar, Aykut Kocaman'ı çileden çıkardı. “Emeğime leke sürdürmem” diyen genç hoca, teknik direktörlük yapmama kararı aldı.Şike soruşturmasının ilk günlerinde Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile bazı yöneticiler gözaltına alınıp, tutuklandığında, “Suçlanan takım, 18’de 17 yaparak şampiyon oldu. Kazandığımız maçlar herkesin aklında. Bizim alnımız ak, başımız dik. Şampiyonluğu hak ederek kazandık. Türk futbolu bataklık haline geldiyse, kurutmak için bir takım seçilemez. Eğer gerçek bir temizlik yapılacaksa 1958 yılına kadar gitmek lazım” diyen, daha sonraları da tepkisini sık sık dile getiren Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Futbol Federasyonu’nun son kararına dayanamadı. Soruşturma başladığından beri oyuncularını motive edebilmek için büyük çaba harcayan, onları bir arada tutmaya çalışan, “Fenerbahçe küme düşürülse bile sonuna kadar buradayım” diyen genç hocanın, Şampiyonlar Ligi kura çekimine 24 saat kala alınan kararla, çileden çıktığı belirlendi. Fenerbahçe’deki teknik direktörlüğünün ilk senesinde şampiyonluk sevinci yaşayan ancak soruşturma nedeniyle bunun sevincini fazla yaşayamayan Kocaman’ın, hoca olarak ilk kez Devler Ligi’ne katılmaya hazırlanırken alınan bu kararla büyük şok yaşadığı belirlendi. Uzun süre karara inanmak istemeyen Aykut Kocaman’ın, “Ben emeklerimi, futbolcularımın alınterini kimseye yedirmem. Bu karar asla kabul edilemez. Bu şartlarda Türkiye’de teknik direktörlük yapamam. Fenerbahçe’yi ve teknik direktörlüğü bırakıyorum” dediği ve bu görüşünü yöneticilere ilettiği öğrenildi.
Rıdvan Dilmen'de Bırakıyor!
FBTV'ye bağlanarak tepkisini dile getiren Dilmen, "Kendimi bu dakikadan sonra futbolun içerisinden çıkarıyorum" dedi. Rıvan Dilmen'in yorumculuğu bırakacağı ifade edildi.
FBTV'ye bağlanarak tepkisini dile getiren Dilmen, "Kendimi bu dakikadan sonra futbolun içerisinden çıkarıyorum" dedi. Rıvan Dilmen'in yorumculuğu bırakacağı ifade edildi.
İşte Rıdvan Dilmen'in açıklamaları...
"Ben Fenerbahçe hatalıdır hatasızdır demiyorum. Diyelim ki Beşiktaş ve Trabzonspor ile ilgili problem çıkarsa UEFA Türkiye'ye ceza vermeyecek mi?
Aydınlar, "Şampiyonlar Ligi çok önemlidir" diyor, bizim ligimiz de çok önemlidir. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne gidiyorum diye yatırım yapsaydı bunu kim telafi edecekti? UEFA'nın bu kararı aldığına inanmıyorum. Bu işten yargılanan 4-5 takım var. Neden Fenerbahçe'ye ayrıcalık yapılıyor diyorum. Ben Fenerbahçeli olarak Fenerbahçe'nin bu ligde oynamasını istemiyorum.
15 Ağustos'tan önce TFF açıklama yapmıştı. Ne oldu da değişti? UEFA'nın "Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne katılamaz" yazısını görürsem o zaman inanırım, tatmin olurum.
Kendimi bu dakikadan sonra futbolun içerisinden çıkarıyorum."
İşte Rıdvan Dilmen'in açıklamaları...
"Ben Fenerbahçe hatalıdır hatasızdır demiyorum. Diyelim ki Beşiktaş ve Trabzonspor ile ilgili problem çıkarsa UEFA Türkiye'ye ceza vermeyecek mi?
Aydınlar, "Şampiyonlar Ligi çok önemlidir" diyor, bizim ligimiz de çok önemlidir. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne gidiyorum diye yatırım yapsaydı bunu kim telafi edecekti? UEFA'nın bu kararı aldığına inanmıyorum. Bu işten yargılanan 4-5 takım var. Neden Fenerbahçe'ye ayrıcalık yapılıyor diyorum. Ben Fenerbahçeli olarak Fenerbahçe'nin bu ligde oynamasını istemiyorum.
15 Ağustos'tan önce TFF açıklama yapmıştı. Ne oldu da değişti? UEFA'nın "Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne katılamaz" yazısını görürsem o zaman inanırım, tatmin olurum.
Kendimi bu dakikadan sonra futbolun içerisinden çıkarıyorum."
diğer haberler ekleniyor..





1 yorum:
http://cin-cell.tr.gg/Ana-Sayfa.htm
Yorum Gönder